ABD ile Venezuela arasında zaten gerilimli olan diplomatik ilişkiler, Amerikan ordusunun Karayipler açıklarında gerçekleştirdiği tartışmalı bir operasyonla yeniden alevlendi. ABD ordusu, Venezuela kaynaklı olduğu öne sürülen bir uyuşturucu gemisine baskın düzenledi. Operasyon sonucunda 11 kişi hayatını kaybetti.
Karayipler’de Nefes Kesen Takip: ABD Donanması Vurdu
Amerikan ordusuna ait savaş gemileri ve özel kuvvetler, Venezuela’dan hareket ettiği belirlenen uyuşturucu yüklü bir gemiyi Karayip Denizi’nin güney kesiminde hedef aldı. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, saldırının Venezuela merkezli suç örgütü “Tren de Aragua”ya karşı gerçekleştirildiğini belirtti.
Trump, operasyon sırasında ABD askerlerinin herhangi bir zarar görmediğini ve müdahalenin başarıyla tamamlandığını ifade etti. Açıklamasında, “Ülkemize yıllardır Venezuela üzerinden büyük miktarda uyuşturucu giriyordu. Bu gemi o zincirin bir parçasıydı. Onu durdurduk.” ifadelerini kullandı.
ABD’den Sert Mesaj: Savaş Gemileri Görevde
Trump yönetimi, Latin Amerika’dan ABD’ye yönelen uyuşturucu trafiğini durdurmak amacıyla orduyu daha aktif bir rol oynamaya teşvik eden bir dizi kararnameye imza atmıştı. Bu kapsamda, Karayipler’e savaş gemileri ve bir denizaltı sevk edildiği açıklanmıştı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da gelişmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Başkan’ın kararlılığı sayesinde, bugün ABD ordusu ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir uyuşturucu sevkiyatını daha engelledi.” diyerek operasyonu savundu.
Maduro’dan Sert Tepki: “Topraklarımız Kutsaldır”
ABD’nin Venezuela kıyılarına bu kadar yaklaşması, Caracas yönetiminin tepkisini çekti. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, yaptığı sert açıklamada ülkesinin egemenliğine yönelik bu tarz müdahalelere asla boyun eğmeyeceklerini vurguladı.
“Vatanımızın sularını, gökyüzünü ve toprağını yalnızca biz koruruz. Hiçbir emperyalist güç Venezuela’nın kutsal topraklarına dokunamaz. Güney Amerika, kimsenin arka bahçesi değildir,” diyen Maduro, ABD’yi bölgesel istikrarsızlığı körüklemekle suçladı.
Uyuşturucu Savaşında Hedef Maduro mu?
Bu gelişme, ABD’nin Venezuela üzerindeki baskısını daha da artıracağına dair endişeleri beraberinde getirdi. Trump yönetimi daha önce de Maduro hakkında uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı gerekçesiyle uluslararası yakalama emri çıkarmış ve hakkında bilgi getirenlere 25 milyon dolar olan ödülü 50 milyon dolara çıkarmıştı.
ABD, Maduro’yu 10 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren ve “Cartel de los Soles” (Güneşler Karteli) adı verilen büyük bir uyuşturucu ağıyla doğrudan ilişkilendirmekte. Hazine Bakanlığı bu örgütü “Küresel Terör Tehdidi” olarak sınıflandırmış durumda.
Washington-Caracas Hattında Gerilim Tırmanıyor
Bu son baskın, yalnızca bölgedeki uyuşturucu trafiğini değil, aynı zamanda ABD-Venezuela ilişkilerini de ciddi şekilde etkileyebilir. Zira her iki taraf da birbirini uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlarken, bölgedeki komşu ülkeler ise olası bir askeri çatışma riskinden endişe ediyor.
Uluslararası gözlemciler, Karayipler üzerindeki bu tür askeri müdahalelerin, yalnızca uyuşturucu ile mücadeleyi değil, aynı zamanda jeopolitik güç dengelerini de ilgilendirdiğini vurguluyor. ABD’nin bu tür operasyonlarla bölgedeki etkisini artırmayı hedeflediği, Venezuela’nın ise kendi toprak bütünlüğünü korumak adına daha agresif politikalar izleyeceği öngörülüyor.